Hastalığın etkilerinden bahset deseler en fazla genç nesil üzerindeki etkileri düşündürür beni .. Sahi neler yaşıyorlar ;
Her gün bilgisayar başında asosyal bir hayatları var.
Saatlerce gözlerini kaybedecek derecesinde sosyal ağlarda eğitim almaya çalışıyorlar.
Yorgunlar.
Akranları ile oyun oynamak ya da ortak noktalar üzerinde paylaşım yapmak hayatlarında yok.
Paylaşmayı unuttular.
Büyüklerin arasında yer almaktan erken olgunlaşma ( çocukluğunu yaşayamama ) yaşıyorlar.
Kuşak çatışması almış başını gidiyor.
Gelecekten kaygılılar.
Herhangi bir sosyal aktivite yok.
Araştırmacı bir ruhtan sadece alıcı bir ruha geçtiler.
Yaratıcılıkları giderek ölüyor.
İmkanları doğrultusunda eğitim aldıklarından dolayı hayatları için kaygı düzeyleri yüksek .
Kendilerini bir yük gibi hissedenler var.
Ergen kuşakların psikolojik bunalımları giderek artıyor .
Aile içi anlaşmazlıkların artık birebir içindeler.
Öz disiplin ve sorumluluk duygusunu giderek kaybediyorlar .
Çevrelerinde üzüntülerini ya da sevinçlerini paylaşabilecekleri akranları yok.
Yalnızlık ve içine kapanıklık yaşıyorlar.
Mutsuzlar.
.
.
.
Yazacak ne çok şey var aslında .. Ne tarafından tutsak bilemedim. Giderek hissizleşen bir nesli mi yoksa yorgun bir nesli mi tanımlasak.. Sonunu bilmediğimiz bir yolculuk aslında bu .. Hiç bir şeyden keyif almayan tüm bunların yanında yorgun düşen bir nesil.. Giderek kaybediyoruz. Ailelere ve biz öğretmenlere çok iş düşüyor. Kazanmamız gereken çok çocuğumuz var . Kaybettiğimiz cevherleri geri kazanmalıyız . Yoksa geleceğin Aziz Sancarları , Canan Dağdevirenlerini giderek kaybediyoruz , kaybedeceğiz...
Yazan : SZ
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder