Geçmişten günümüze birçok
uygarlıkların araştırma ve geliştirme yönünde üzerinde çalıştıkları ve günümüze
kadar hala gelişimini tamamlayamamış sonsuz bir evrendir Matematik.
Evren diyoruz çünkü evrenin içinde ki
sonsuzlukta sürekli ilerleyen bir bilimdir. Bu nedenle geniş evren yasalarına
göre anlaşılması ve kavranması insanın hafızasına bağlı olarak değişen ve bu
değişimin araçları olan
“ çok yönlü
düşünme , sorgulama ve yaratma “ kavramlarının koordineli şekilde çalışması
gereken bir olgudur.
Bir çok insan çok yönlü düşünme kavramını yanlış
nitelendirdiği için çok yönlü düşünmenin
“ doğrudan ve ters etki “
kavramlarını ustaca yönetebilme kabiliyeti olduğunu idrak edemez. Onlara göre
çok yönlü düşünme bir olgu ya da bir durum karşısında denenmiş bir çözüm yerine
başka sonuçlara yönelmek denenmişin doğruluğunu kontrol etmek değil. Oysaki çok
yönlü düşünme bu zamana kadar yanlış yapılanın üzerine düşünmeyi de gerektirir.
Örneğin ; *Fermat’ın "a üzeri n artı b üzeri n eşittir c üzeri n " teoremini bir düşünelim : Bu teoremin
son teorem olarak adlandırılmasının nedeni ispatı bulunabilen son teorem
olmasıdır. İnsanlar yıllar içinde bu teorem üzerinde çalışıp başarısız oldukça
matematikçilerin bu teoreme duydukları ilgi artmış ve teorem bir fenomen halini
almıştır. Bazı matematikçiler yüzyıllar süren ispat arayışı sonucunda böyle bir
ispatın hiçbir zaman var olmadığını, Fermat’ın bir söz oyunu olduğunu
düşünürken bazıları da 17. yüzyıl matematiği ile bunun çok özel bir ispatının
kesin var olduğunu savunmuştur. Fermat daha sonra başka
yazılarında bu probleme dönüp n=4 için iddiasını kanıtlayan bir ispat
vermiştir. Hatta onun bu ispatında ki fikirler kullanılarak dörde bölünebilen
her n için Fermat’ın iddiasının doğru olduğu gösterilebilir. Fermat’ın
yanıldığı durumlar da olmuştur. Örneğin eğer m=2n ise, 2m + 1
şeklinde yazılan her sayının asal olacağını iddia etmiş ve bunu n=0, 1, 2, 3 ve
4 için göstermiş ve diğer n’ler için de doğrudur deyip noktayı koymuştur
Fermat. Ona duyulan saygıdan muhtemel ölümünden sonra yüz yıl
kimse n=5 yazıp denemeyi aklından bile geçirmedi. Bunu ilk deneyen
Euler oldu. Euler, Fermat’ın formülünde n=5 yazınca 4.294.967.297
sayısını buldu ve bunun asal olmadığını gördü.*
Peki
Euler’i Fermat’tan ayıran neydi ? Düşünülenin dışına çıkmak mı ? Yoksa
düşünülene bir de farklı açıdan bakabilmek mi ? Bunları bir düşünün isterim…
Bana
göre Euler’ i Fermat’tan ayıran genele odaklanmamak ve yaratıcı zekası…
Size Becerikli Yapılar ( Akıl ve
Zeka Oyunu ) verilse ; İnsan ve insana ait olan bir ürün yapmanız istense
kaçınız Kertenkele yapar ? Ya da Yağmur denilse kaçınızın aklına Şezlong gelir
? işte bunların tümü var olan bir şeyin üzerine geniş bir düşünce eylemine
sahip olamamaktan kaynaklanır. O halde gelin şimdi çocuklarımızın gelişimi
açısından ve Euler gibi bakabilmeyi nasıl öğretebileceğimizi konuşalım :
Akıl ve Zeka Oyunları bir çocuğu
geliştiren, tek yönlü düşünmeyi ve kör odaklanmayı ortadan kaldıran tek
yapıdır. Eğer böyle olmasaydı son zamanlarda “ Satrançla ilgilenen çocukların
sınav başarılarının “ daha yüksek olduğu bir haberle karşılaşamazdık. Peki neydi
onları farklı kılan ?
Tüm Akıl ve Zeka Oyunları çocukların öncelikle disiplin içinde
olmalarını sağlar. Her branşta da olduğu gibi özellikle Matematikte disiplin
çok çok önemlidir. Bunun yanı sıra karakter gelişiminde bir çok katkısı olan bu
oyunlar , çocukların planlı hareket etme becerilerini geliştiren ve kötü
alışkanlıklarının önüne geçen öğretilerdir. Hem eğlendiren hem öğreten bu
oyunlar çocukların eksik yönlerini görmesine ve kendi öğrenmesinden sorumlu
hale gelmesini destekleyen sistemli öğretilerdir.
Zeka oyunu oynayan çocukların
ezbercilikten çok işin mantığını anlamaya yönelmesi biz Matematikçiler için
tartışmasız en iyi olanıdır. Çünkü Matematik ezberi değil olgunun mantığını anlamlandırmayı
savunur.
Çocukların yeteneklerini geliştiren bu oyunlar bir sonraki adımı düşünme
ve olasılık hesaplama mantığını geliştiren işte tamda bu durumda Euler’i Fermat’tan
ayıran en önemli durumu açıklıyor bize
: “ Bir sonraki adımı düşünme. “
Gelin şimdi bazı Akıl ve Zeka Oyunlarının
Matematik dersine olan etkilerine bakalım :
Reverse Oyunu : Reversi
8×8 karelik tek renkli bir tahtada iki oyuncuyla oynanan oyun. Oyunda
karşılıklı rakiplerin taşları siyah ve beyazdır. Başlangıçta oyun tahtasının
ortasındaki dört kareye sırasıyla beyaz ve siyah dört taş koyulur.
Oyuna taş rengini seçerek
başlanır en çok taşı olan kazanır. Rakibin taşlarını düz ya da çapraz olarak
kuşatmak ve araya alınan taşları yemek şeklinde ilerler.
Matematiğe katkısal bakış : Stratejik ve her an her şeyin değişebileceği
bir oyundur. Siyah ve Beyaz hep değişir önemli olan tek bir noktaya
odaklanmamak. Sonuca giden bir yol yoktur. O yolda bir çok seçeneğin sonucu
etkileyebileceği bağlantılar vardır. Çocuk bir problemi çözerken bir çok
girdiyi göz önünde bulundurmalıdır. Bu oyunun Matematiğe olan katkısını
Problemler konusunu işlerken görebilirsiniz.
Kulami Oyunu : 27 ahşap oyun taşı 8x8lik düzenli bir şekilde
ya da karışık bir şekilde dizilir. Oyun taşları iki, üç, dört ve altı boşluktan
oluşur.
· Oyuncular sıra ile misketlerini
taşlardaki boşluklara koyarlar. Ancak aşağıdaki 3 kurala göre taşlar
konmalıdır:
1. Misketler rakibin oynadığı
misketin yatay veya dikey yönlerindeki herhangi bir yere yerleştirilmelidir.
2. Rakibin misket yerleştirdiği
taş üzerine ilk seferde misket yerleştirilemez.
3. Oyuncu bir önceki elde misketini
yerleştirdiği taş üzerine bir sonraki elde misketini yerleştiremez. İkinci
elden itibaren misketini yerleştirebilir.
· Tüm misketler
yerleştirildiğinde ya da yatay ve dikey olarak misket yerleştirilecek yer
kalmadığında oyun biter.
· Oyuncular taşları siyah ve
kırmızı misket fazlalığına göre alırlar. Aynı sayıda siyah ya da kırmızı
misketin olduğu taş sayılmaz. Puanlar delik sayısına göre verilir.
Matematiğe katkısal bir bakış: Kulami
oyunu Stratejik düşünmeyi hesap yapabilmeyi ve dikkati geliştiren özel
oyunlardan biridir. Kulami oyununda amaç daha fazla uzunluğa , daha fazla
arsaya , daha fazla parsele sahip olabilmektir. Burada çocuk üç boyutu da bir
arda düşünürken gizil olarak Matematiksel
hesabının ne kadar çok geliştiğinin ve Matematikteki Uzunluk + Alan Ölçme
konusunun öğrenimine ne kadar katkı sunduğunu fark eder.
Pentago Beş Nokta Oyunu : 5
Nokta oyunu, Pentago adıyla da bilinen ve 5 taşı yatay, dikey ya da çapraz
olarak yan yana getirmeyi amaçlayan keyifli bir oyundur. İlk bakıldığında kolay
görünen bu oyun aslında sanıldığı kadar kolay değildir. Çünkü deliklere taş
yerleştirdikten sonra oyun tablasında bulunan küçük 4 tabladan birini çevirmek
zorundasınız ve işler yolunda giderken bir anda tersine dönebilir.
Matematiğe katkısal bir bakış: Bu
oyunun düşünmeyi en zorlayıcı kısmı platformlarının dönmesidir. Bu zorlayıcı
durumun yanındaki güzel olan kısmı ise bir sonraki adımı düşünebilmek için göz
ve beyin ikilisinin dengeli çalışmasıdır. Yani bu oyunda Dönüş , Simetri , Tamamlama
çok önemlidir. Bu oyunun Matematikte Dönüşüm Geometrisi konusuna oldukça fazla
katkısı vardır.
.
.
.
Ve daha birçok oyunun…
Şimdi bütün bu katkıları düşündüğümüzde
teknolojinin hızla ilerlediği günümüzde çocukların yeteneklerini artırmak ve
teknolojiye yenik bir birey yerine teknolojiyi doğru kullanan bireyler
yetiştirmek daha önemli değil midir ?
-
Zekayı aktif tutan
-
Planlı hareket etme becerisi kazandıran
-
Öngörüyü güçlendiren
-
Unutkanlığa iyi gelen
-
Yeni yetenekler geliştirmeye yönlendiren
-
Konsantrasyonu güçlendiren
-
Araştırmacı yeteneğini geliştiren
-
Sistemli düşünme becerisi kazandıran
-
Disiplinli ve kurallı yaşamayı alışkanlık
haline getirten
-
Çözüm üretme ve çok yönlü düşünme
becerisini geliştiren
-
*Fermat’tan farklı olarak bir sonraki
hamleyi düşündürebilen *
n nesillerin
var olabilmesi için Akıl ve Zeka Oyunlarını biz öğretmenler derslerimize ve
konularımıza entegre etmeliyiz. Aksi halde Fermat’ın denkleminde ki gibi n=4
ten sonra 5 in sağlamadığını göremeyen bir neslin sahibi oluruz....